Bediüzzaman Said-i Nursi

2013-04-01 03:20:00
Bediüzzaman Said-i Nursi |  görsel 1

  Gel, bu azîm sarayın nakışlarına dikkat et. Ve bütün bu şehrin zînetlerine bak. Ve bütün bu memleketin tanzimâtını gör. Ve bütün bu âlemin san’atlarını tefekkür et… Bediüzzaman Said-i Nursi Devamı

seni seviyorum demek

2013-01-12 04:43:00
seni seviyorum demek |  görsel 1

    Devamı

Aşk mıydı O? | Ümit Yaşar Oğuzcan

2011-01-18 02:59:00

        Aşk mıydı O? Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Etime bir alev değmişçesine Nasıl da yakardı öptüğü zaman Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe Hani, o var olmalarımız öpüştükçe O delice sürdürmeler yaşantımızı Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek Kudurmuş arzularla zamanı yenmek Ve en kuytularda buluşmak korka korka Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara Varmak için o sevgiyle açılmış kollara Apansız düşmek yükseklerden bir yerden Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık Avunmak... Kırık dökük anılarla artık Kim bilir? O geceler yaşanmadı belki de Ümit Yaşar Oğuzcan   ... Devamı

Ahmed Arif'e Şiirler

2011-01-18 02:54:00

bana. sisten ayırmışım dumanı, kile aş erbiş, düz koşmuşum, hayatta birileri hep, sırtıma, yüreğime, kanlar akıtmış, görmezden gelmişim. saçlarım kırılmış, kollarım düşmüş, biri alnımı sevmiş, bu bile çokmuş bana... sığınaklar boş, kurt kemirir, fare kemirir, dişi altın sarı, neler nelerden sonra , bir boş bir dolu bulurum, göğü ben... suçludur hakim bey, suçdur bu, köle gibi bakar bana, öyle bıkkın,yitik, ve asılı kalmış kanı bana..... bilinmezliği hayat; korkuları ben, içine sinmemişliği su, yağmuru bereket, oğulu ana.... böyle yalvara yakara , geldim sana.... Devamı

Hayat Nedir ki Anne | Yusuf Hayaloğlu

2011-01-18 02:53:00

Benim hiç sapanım olmadı anne, Ne kuşları vurdum, Ne kimsenin camını kırdım... Çok uslu bir çocuk değildim ama, Seni hiç kırmadım, hem boynumu kırdım. Ben hayatım boyunca Bir tek kendimi vurdum!. Suskun görünsem de, Fırtınalı ve mağrurdum anne. Bir mızrak gibi, Aynada hep dik durdum anne! Ben sana hiçbir gün laf getirmedim, Leke sürmedim. Ama göğsümü çok hırpaladım, Kalbimi çok yordum... Ben hayatım boyunca, En çok kendimi sordum!. Benim hiç sevgilim olmadı anne, Ne bir yuva kurdum, Ne bir gün şansım güldü... Öpemeden bir bebeğin gıdısını, Tükendi gitti çağım... Kimi yürekten sevdiysem, Yüreğini başkasına böldü... Bir muhabbet kuşum vardı, O da yalnızlıktan öldü... Sen beni hep, göğsünde Acılarla mı soğurdun anne? Yoksa, evlat diye, Koca bir taş mı doğurdun anne? Eziyet değilim, zahmet değilim, Musibet hiç değilim; Bir senin mi balına sinek kondu, söylesene! Doğurdun da beni, Ne ile yoğurdun anne? Benim hiç hayalim olmadı anne... Ne seni rahat ettirdim, Ne kendim ettim rahat... Bir mutluluk fotoğrafı bile çektirmedi bu hayat! Kaybolmuş bir anahtar kadar Sahipsizim anne... Ne omzumda bir dost eli, Ne saçımda bir şefkat... Say ki yollardan akan, Şu faydasız çamurdum anne... Say ki ıslanmaktım, üşümektim, Say ki yağmurdum anne! Bunca yıldır gözyaşını, Hangi denizlere doldurdun? Oy ben öleyim, Sen beni ne diye doğurdun anne? Hayat nedir, nedir ki anne; Bir oyun, bir masal değil mi? Bak, kırıldı oyuncaklarım... Ömrüm gitti, Sevdam bitti... İnan, ben hiç büyümedim ki...   Söyleyen Yusuf Hayaloğlu   ... Devamı

Mutluluğu da Yazabilirim...

2011-01-13 03:41:00

  Hep hüzün veya öfke değil... Ben mutluluğu da yazabilirim... Sana yazdığım her satır veya her mısranın karşılığında yüreğimdesin... Verebilecekken vermediklerin acıtıyor ya içimi! Dökülüyor ya hiç olmayacak zamanlarda dilimden veya tuşlardan sitemlerim... Sevgi sözcükleri çıkmaya başladığında dilimden, bir anda kabuğuna çekilmelerin... Olmayacak ve sana yakışmayan korkulara teslim oluşun... Paraşütsüz çakılmalarım... Bırak... Mutluluğumu da dökebileyim... Bastığın damarlarım, tavan yaptırdığın öfkem, sinir olmalarım... Bir kaşık su bile fazla gelecek diye düşünürken seni boğmama, bir anda ortaya çıkan çocuk tarafın... Yarım kaşık su ararken, kendimi açılmış kollarımla seni sarmış buluyorum ya! Omuzumda başın, yaramaz bir çocuğun sık nefesleri gibi boynuma vuran sıcacık nefesin, o sarılma esnasında sağ göğsümde atan koca yüreğin ve genzimi dolduran, yalnızca sana has olduğunu düşündüğüm kokun... Yazabilirim bak... Dibe vurduğum anlarda yansıyan hüznün yerine, mutluluğu da koyabilirim. Dedim ya! Yazdığım her satır veya mısranın karşılığında yüreğimdesin. Yüreğimi serebilirim... Hem avuçlarına, hem yazılarıma... Oraya ne koyarsan hepsi sensin, hepsi senin, hepsi benim... Ben okuduğun masalların değil, anlattıklarının kahramanı olurum. Yazabilirim bak... Yeter ki hissettir... Et si tu n'existais pas, Dis-moi pourquoi j'existerais. Pour traîner dans un monde sans toi, Sans espoir et sans regrets. Et si tu n'existais pas, J'essaierais d'inventer l'amour, Comme un peintre qui voit sous ses doigts Naître les couleurs du jour. Et qui n'en revient pas... ... Devamı